19/6/2007

KAYIP

Zamanın hain sarmalında çok şey yitirdik,

asla kendi yaşamlarımızın sahibi olamadık.

Bizim adımıza önce tanrı sonrada şartlar

karar verdi nasıl yaşayacağımıza ve

ıskaladık yaşama dair birçok şeyi en çok da

SENİ.....

11/6/2007

YİTEN

İçimden biri düştü, tamda bugün

Öylece gitti…

Ardında dört yıla dair ne varsa aldı

Gitti…dönmemecesine

yüreğime düşmüş bütün izlerden, anılardan

ayrılarak gitti.

Git yolun, bahtın, umutların her daim açık olsun…

 

 

25/4/2007

ABSÜRD

Serencamı belli olmayan yolların seyyahıydık.

Geçtik; sarp, derin, ırak ruh hallerinden

Kendini arama adına yapılan bu seyrü seferde,

epey tanımlar türettik: cisim, hacim, yerçekimi.....

Dünü irdelerken, yarınla cebelleşirken. Nerde olduğumuzu unuttuk.

Dünle yarın arasında heba edilmiş bir ömür. Bir nevi araf

yaşadığım, yaşadıklarımız.

Gezinirken bu karmaşık akıl haritasında

Anlarsın mefta olduğunu, bugünü ıskaladığını

Geriye kalan kırıklıklar, en çok da hayal olanlar.....

 

25/3/2007

KISA

Kısa zamanda başlanmış, tanınmış, epey kısaltılmış;

etkisi uzun sürmüş bir başlangıçtı bizimkisi.

Karşılaşmanın ilkinde, ki ilkteydi bütün etkileniş.

Dört saate sıkıştırılmış, sorularla desteklenmiş

tanıma faslıydı bizimkisi.

 

İlk ve en büyük etki gizemdi, tecrübelerimdi bunları bana söyleten.

Hülyalı bakışların , ruhtaki derinliğin, hüznün, hayal kırıklıklarının

yansımasıydı, melankolik yüzün.

En içsiz ezgide bile bu kadar derine dalmanın nedenleri olmalıydı kendimce.

İşte bendeki ilk etki nihayet derin bir ruh.

 

Dört saate sığdırılmış sorular, içindeki çocuğu tanımayı, böyle bir yüzün

oluşmasında ki nedenleri, ruhtaki derinliği ölçen kendimce sorular.

Biliyordum dört saatin bir insanı tanımaya yetmeyeceğini ama,

Almıştık çoğu şeyi yaşımız başımız dahil.

 

Kaybedecek zaman yoktu o an için doğruya en yakın insan sendin.

Sordukça anladın ne yapmaya çalıştığımı; aslında ben böyleyim,

yapım böyle, derinlik yok, ruhumda öyle

dediğin gibi büyük fırtınalar kopmuyor...

 

Ne hissettiğimi bilmeden kalktım, sen şaşırdın

Seni olduğun gibi değiştirip dönüştürmeden kabul ederdim ama

vakit kaybından, insanlara yüklediğim anlamlardan,

beklentilerimden sıkılmıştım artık ve yine doğru insan ???

Kime göre doğru değerlerime ilkelerime felsefeme göre

Zıtların birliği dedin, daha önce denedim. Kısaca aradığım  ruh ikizim

Kısaydı hem de çok KISA….

 

8/3/2007

OPTİMİST

Baharı müjdeliyor, küresel ısınmaya inat

güneş ışınları.

Tüm ihtişamıyla geliyor, üstümüze üstümüze

salıyor ışıklarını yeni umutlar için.

Yakıcılığıyla burdayım diyor,

yürek yangınlarına alternatif sıcaklar.

Doğa mucizeliğiyle yeniliyor kendini...

yeniden yeniden çoğalıyor, doğuruyor kendini

arınıyor geçmişin, insanların kirli izlerinden.

Size inat burdayım asla olamayacağınız şekilde burdayım diyor.

Kendi sığlığımdan, insanların yeknesaklığından; gıptayla bakıyorum

bahara, doğanın mucizeliğine.

Bu bahar diyorum kendini yenilemeye, üretmeye, aşmaya kendini

gebe olsun, bu bahar yeni umutlara hayallere

Son olsun bu bahar "olmayacağını bildiğim halde" kendini tamamlamaya...

1/3/2007

EGOVARİ

Tarihe inat, günlerden bugün

benim günüm diyorum.

Yorgun dimağımın dehlizlerinde gezinirken

anılarıma, biriktirdiklerime rastlıyorum.

Zaman tünelinden geçtikçe;

sonuna geldiğini düşündüğün, herşeyin bittiği anlarda

onlara ne çok sığındığını hatırlıyorsun.

Anıların yaşamda nekadar

vazgeçilmez olduğunu anlıyorsun.

Belkide hala yaşamakta

bu kadar diretmemizin nedeni anılar biriktirmektir. Kim bilir?

Açarken gözlerimi yaşama nerdeydim, şimdi nerdeyim? Neresindeyiz yaşamın?

Acıların tüm tortusuna, yoğunluğuna;

yaşamın tüm hayalkırıklıklarına,

yarım kalmışlıklarına,

yaşanmamışlıklarına rağmen yaşamak dürtüsü.. 

Yaşamımın toplamından elde kalanlar var diyorum, diyebiliyorum.

Herşeyin ortalama insan üzerine kurulu olduğu

DÜNYADA

ortalama olmadığını bilmek tüm mütevaziliğinle

Nihayetinde egonun tatmini...

 

21/2/2007

ÇELİŞKİ

Asla anlayamayacağın şekilde, neden geldiğini bilmeden doğuyorsun

Kendilerine göre şekillendiriyor herkes seni

Herkesin genel doğrularına göre büyüyorsun

Geldiğinde yaşının soyut evresine

Kendi doğrularını belirliyorsun

Birçok çatışmadan, ruhsal fırtınadan geçiyorsun

Manalar arıyorsun, kendine ait manalar

Var olanların üstüne, yeni varoluşlar üretiyorsun

Tükenmek bilmeyen üretme kaygısı sonra

Evrende öylesine bir varlık olmak istemiyorsun

Varolan yaşam felsefelerinden, kendine ait bir felsefe oluşturuyorsun

Düşündükçe daha da yalnızlaşıyorsun

Melankolik, nihilist bir ruh

Aynı oranda da çelişkili

Vazgeçtiklerin kadar vazgeçemediklerin

Okunacak birsürü yeni kitap, tanınacak yeni dünyalar

ruhu sonsuzluğa taşıyan mükemmel ezgiler

gezilecek, görülecek tapınılacak düzeyde olan doğa harikaları

sevdiklerin tabiyki yiyenlerin

Yani seni yaşama bağlayan tüm nitelikler

Anlamıyorsun sonra, ruhun nasıl böyle birçok çelişki üzerine

kurulu olduğunu

Nasıl dengeliyor kendini anlamıyorsun

Nasıl kapanır bu yaralar çelişkiler hiç bilmiyorum....

 

20/2/2007

HİÇLİK

Oturmuşum yine hüznün terkisine

Gece dipsiz, amansız, alabildiğine uzun

Ruhun kendisiyle ilgili amansız tartışmaları

Girdaplar, anaforlar, melankoliler

Tatmin olunmayan birsürü cevap

Yine sorular, yeni sorular beynimi kemirenler ve asılsız cevaplar

Mütemadiyen arayış, içindeki sesin hep haykırışı

Derin boşluk

Akla gelen bütün anlamlara rağmen

Yaşama bağlayan bütün nedenlere rağmen

Yine de kapanmayan derin, dipsiz hiçlik duygusu

 

 

Aidiyet, kimlik ve varoluş nerelerdesiniz?

Çok baktım içime, ruhuma ama;

YOKSUNUZ, YOKTUNUZ belki de HİÇ OLMAYACAKSINIZ...

 

1/2/2007

MELANKOLİ

Sonsuz evrende yer alan

bu minik coğrafyaya,

hayalleri sığdırmak bile zor.

Hep kendine kalıyorsun.

Yetmiyor bir yürekte oturmak,

sevgiliye sarılmak...

Hayal kırıklıkları bile yetmiyor,

kar kalıyor avuntuların borç veremiyorsun.

Oksijen

TÜKETİYORUZ(herşeyi tükettiğimiz gibi)

bu da yetmiyor yaşadığımızı anlamaya...

Ah! yaşamak hakkettiğince yaşamak...

Yeniden, en başından, tekrara düşmeden

YAŞAYABİLMEK....